29 Eylül 2013 Pazar
UNUTMA ÖZLE !
Merhaba özlem, nasılsın ?
Beni sorarsan eğer,
Sağ ol
Sayende iyi değilim hiç.
Ama buna da şükür
Değil mi ?
Senden acımasızları da var.
Mesela
Unutmak,
Unutmak istemediğin anıları unutmak,
Unutmak istemediğin kişileri unutmak.
Daha da kötüdür o
Evet, sen daha iyisin ondan
Sağ ol tekrar
Anılarım seninle güzelleşiyor.
Kişiler senin verdiğin güç ile canlanıyor
Yüreğimde,zihnimde...
5 Temmuz 2013 Cuma
Kararsızlık
Hani bir laf vardır : en kötü karar kararsızlıktan iyidir.
Ben bunu hep çok düşünmüşümdür hep de saçma gelmiştir .
Neden kötü bir karar daha iyi olsun ki karar verememekten diye hep saçmalamışımdır.
Yeni yeni anlıyorum lafın ne kadar doğru olduğunu
Yeni yeni hazmediyorum.
Peki nereden mi dank etti kafama da anladım lafın derin manasını ?
Yıllarca yaşadığım kabuslardan, sancılardan
Hep geç kalmış olmaktan
Yetmez mi ?
Anı yaşayamamaktan daha doğrusu o anı hep geriden takip etmekten
İpi hep ucundan yakalamaktan...
Daha bir sürü şey sayabilirim.
Karar verememek nasıldır bilir misiniz ?
Bu kavrama biraz abartılı bakarsak Araf'ta kalmak gibidir de diyebiliriz
Bir yerde sıkışıp kalırsınız, sadece izlersiniz
İzlemek, uzaklardan izlemek,
Yaşama karışamamak,
Hayata devam edememek
Yol ayrımında öylece beklemek...
İşte bu noktada anlıyorsun : aslında hayat dediğimiz kavram seçimlerden oluşuyor
Seçim yapmıyorsan duruyorsun demektir ve durmak ise seni yavaş yavaş kemirir.
Durmayacaksın!
İster doğru yönde ol ister yanlış
Unutma ki hayatın formülü yok.
Bu yüzden elde tek kalanı, yani deneme yanılma yöntemini kullanacaksın.
Hapis
Yüzüne baktım.
Yüzünde iki kara delik vardı.
Baktıkça dibini görmeye çalıştım
Ama dibi sonsuzluğa gidiyordu.
Ben baktıkça derinleşiyordu.
Kaçmam gerektiğini biliyordum.
Daha fazla derinlere gitmemem gerekiyordu.
Kaçacaktım...
Ama kaybolmuş olabilirdim.
'kaybolma'
Yalnız , yanında hiç bir kelime olmadan söylemek bile korkutucu
Küçükken bir kere kaybolmuştum:
Annemi bir daha bulamayacağım diye
Çok korkmuştum,
Çok ağlamıştım.
Şimdi de korkuyordum.
Kendimi bulamayacak mıydım?
Yine mi ağlayacaktım?
Ağlamak istemiyordum
Kaçmak istiyordum.
Ama bu bir büyüydü sanki .
Kaçamıyordum.
Ayaklarım kımıldamıyordu
Şimdi ne olacaktı ?
Yapacak bir şey olmalıydı.
Sadece çırpındım...
Sonra bir baktım ki
Yapacak bir şey kalmamış.
Müebbet hapis kararı verilen adam olmuşum artık.
Şimdi
Burada tek yaptığım şey düşünmek,
Suçumu düşünmek...
Yüzünde iki kara delik vardı.
Baktıkça dibini görmeye çalıştım
Ama dibi sonsuzluğa gidiyordu.
Ben baktıkça derinleşiyordu.
Kaçmam gerektiğini biliyordum.
Daha fazla derinlere gitmemem gerekiyordu.
Kaçacaktım...
Ama kaybolmuş olabilirdim.
'kaybolma'
Yalnız , yanında hiç bir kelime olmadan söylemek bile korkutucu
Küçükken bir kere kaybolmuştum:
Annemi bir daha bulamayacağım diye
Çok korkmuştum,
Çok ağlamıştım.
Şimdi de korkuyordum.
Kendimi bulamayacak mıydım?
Yine mi ağlayacaktım?
Ağlamak istemiyordum
Kaçmak istiyordum.
Ama bu bir büyüydü sanki .
Kaçamıyordum.
Ayaklarım kımıldamıyordu
Şimdi ne olacaktı ?
Yapacak bir şey olmalıydı.
Sadece çırpındım...
Sonra bir baktım ki
Yapacak bir şey kalmamış.
Müebbet hapis kararı verilen adam olmuşum artık.
Şimdi
Burada tek yaptığım şey düşünmek,
Suçumu düşünmek...
26 Nisan 2013 Cuma
DEDE...
dedeciğim seni çok özledim.
bana dedesinin demeni en çok.
senin yanında büyümememe rağmen
acım, sana duyduğum özlem çok büyük
acım, sana duyduğum özlem çok büyük
evimizdeki anıların
sanki kapıdan çıkıp gelecekmişsin gibi
hele yalnız kalınca daha da artıyor yüreğimdeki sıkıntı
daha derin hissediyorum yokluğunu
içimdeki o acıyı...
acım belki hafifler zamanla
ama anılarımızı hiç unutmayacağım
ama anılarımızı hiç unutmayacağım
seni ,
o hayat dolu enerjini,
yaptığın muzırlıkları
ve o anki yeşil gözlerindeki parlamayı,
küçük bir çocuk gibi davranışlarını
bize duyduğun o sevgiyi,
bizi güldürmeye çalışmalarını,
balık avlamaya duyduğun o aşkı,
teknene evladın gibi bakmanı
sahi teknen ne yapacak şimdi
kim senin kadar iyi bakabilir ki ona ?
kim senin kadar bağlanabilir ki ona ?
kimse, hiç kimse...
tekneni boş ver de
ben ne yapacağım
senin resimlerine bile bakamıyorum
tam bakarken göz yaşlarım seni görmemi engelliyor
resimleri de geç bir sürü de video n var
resimlere bakabildiğim zaman onları da izlemeyi deneyeceğim
çok zor olsa da deneyeceğim.
resimlerden başka gözlerimi dolduran şey de
o artık dilinde özlü söz olmuş kendine has kalıpların
onları biz de kullanıyoruz biliyor musun?
kullanınca gözlerimiz dolu dolu oluyor
bir de neyi hiç unutmayacağım biliyor musun ?
o geceyi,
o son gece dolu dolu olmuş iri yeşil gözlerinle bana elveda der gibi bakmanı.
tekneni boş ver de
ben ne yapacağım
senin resimlerine bile bakamıyorum
tam bakarken göz yaşlarım seni görmemi engelliyor
resimleri de geç bir sürü de video n var
resimlere bakabildiğim zaman onları da izlemeyi deneyeceğim
çok zor olsa da deneyeceğim.
resimlerden başka gözlerimi dolduran şey de
o artık dilinde özlü söz olmuş kendine has kalıpların
onları biz de kullanıyoruz biliyor musun?
kullanınca gözlerimiz dolu dolu oluyor
bir de neyi hiç unutmayacağım biliyor musun ?
o geceyi,
o son gece dolu dolu olmuş iri yeşil gözlerinle bana elveda der gibi bakmanı.
2 Ocak 2013 Çarşamba
ACI
Konuşamıyorum,
İçimdekiler büyüyor,
Dışarı çıkamıyor,
Sadece boğazıma kadar geliyor ve orada düğümleniyor.
Çalışıyorum içimdeki acıyı biraz eksiltmek istiyorum
Ama sadece gözyaşlarım eksiliyor.
Kaç gündür gözyaşlarım eksildi ve o eksildikçe göğsümdeki yanma arttı.
Nereye kadar artacak?
Biliyorum belirli bir zamandan sonra yanma da hafifleyecek
Ama
Bu iyi mi kötü mü bilmiyorum.
Unutmak..
Hafızamızdan bazı şeylerin silinmesi,
Acının silinmesi
İyi bir şey gibi ama...
Ya sonra ne olacak?
Unuttuğun kişiye karşı suçluluk duygusu oluşacak mı?
O duygu da bir bebek gibi büyüyecek mi?
İçimdekiler büyüyor,
Dışarı çıkamıyor,
Sadece boğazıma kadar geliyor ve orada düğümleniyor.
Çalışıyorum içimdeki acıyı biraz eksiltmek istiyorum
Ama sadece gözyaşlarım eksiliyor.
Kaç gündür gözyaşlarım eksildi ve o eksildikçe göğsümdeki yanma arttı.
Nereye kadar artacak?
Biliyorum belirli bir zamandan sonra yanma da hafifleyecek
Ama
Bu iyi mi kötü mü bilmiyorum.
Unutmak..
Hafızamızdan bazı şeylerin silinmesi,
Acının silinmesi
İyi bir şey gibi ama...
Ya sonra ne olacak?
Unuttuğun kişiye karşı suçluluk duygusu oluşacak mı?
O duygu da bir bebek gibi büyüyecek mi?
19 Aralık 2012 Çarşamba
SPOR ÖZÜRLÜLÜĞÜ
Spor özürlüyüz biz Türk milleti.
Çünkü spor kolumuz kesildi
Kangren olan kolun kesilmesi gibi.
Kangren nasıl olunur bilirsiniz ama söylemekte fayda var : kan akışını azaltan ya da damarı tıkayan her şey kangrene neden olur.
Her sağlıklı doğan insan gelecekte çok iyi bir sporcu olabilir ama belirli yaşa kadar sporla beslenmezse bu ihtimal yok olur.İhtimal ortadan kalkınca artık bu insanın spor kolu kangren olmuştur.
Daha çok olmadı, İstanbul'daki 11. Dünya Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası biteli.
Eğer izlediyseniz bilirsiniz bir tane dahi madalya alamadık .
Evet bu spor dalı üzerinden gidersek görürüz ki :.
Yüzme sporu bizim ülkemizde zengin sporudur.
Hadi yaz geldi denize gidelim de yüzelim şeklinde sporcu olamayacağımıza göre geleceğin ünlü sporcuları olabilecek, imkanları kısıtlı nesli silmiş oluyoruz.Evet devletin havuzları var , fakat verdiği imkanlar çok kısıtlı o imkanlarla sporcu yetişemez. Özel havuzlara gelince, yüzme zengin işi dedirttiriyor.
Ha bir de eğitim sistemimiz var bizim, bize engel olan o sistem ; sanki aynı anda her mesleği olacakmışız gibi eğitim görüyor kendimize sporu , farklı alanları kapatmak zorunda kalıyoruz.
Sonuç olarak spor koluna kan akışı sağlanmıyor.
Şampiyonalar öncesi madalya alın ikramiyeleri kapın diye söylemlerle de olmuyor , hep birlikte gördük.
Sporcu desteklemek günü kurtaran anlık olaydan çıkmalı süreklilik kazanmalı !
17 Ekim 2012 Çarşamba
BEN OLSAM
Bizim kötü bir huyumuz vardır : oturduğumuz yerden konuşmayı severiz.
Mesela bir futbol maçı izliyoruz koltuğumuza yayılmışız yastıkları kabartmış sırtımızın hizasına da bi güzel yerleştirmişiz. Maçı keyifle izliyoruz ki bir an geliyor ve futbolcu ayağına gelen topu değerlendiremiyor.O anda biz ne diyoruz ?
''Ben olsam nasıl güzel vurmuştum bir de futbolcu olcak şunun vuruşa bak!'' ya da bir kaç küfür kalıpları da kullanabiliyoruz ileri giderek.
Fakat öyle olmuyor işte sen olsan da vuramazdın o topa o an vursan da başka maçlarda vuramadığın olurdu. Kendi yaşamına dönüp bir bak, yaşadığın olayları birer maç olarak düşün ayağına gelen toplar gibi bir sürü fırsatlar geldi önüne hepsini değerlendirebildin mi ?
Hayır ,
farkında olmadan ya da o anki şartlardan dolayı elinin tersiyle ittin onları.
Bazen bu kadar basit olarak da kalmıyor konuşmalarımız son moda olan sanal alemde de yere yere bir hal oluyor ve acımasızlaşıyoruz.
Mesela bunun da en büyük örneği milli yüzücümüz Derya Büyükuncu ya laf atmaktır
Bireysel sporlar büyük emek ister ,her insanın veremeyeceği emekleri; kendini sadece antremanlara adamanı ister, hayatını istediğin gibi yönetmeni engeller bunun yanında yetenek de ister .
Zordur yani çok zor
Uzaktan laf atmak alay etmek kolaydır.Biz kolayı seçiyoruz tembelliğimizi burada da gösteriyoruz.
Acımasızca eleştirdiğimiz insan yarışlarda bizi temsil ederken biz neredeyiz? Evimizde oturuyoruz, ekranın önünde kumanda elimizde yaşayamadığımız hayatları yermekle meşgulüz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
